MÜSİAD Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Cengiz Arslan: Yerli Otoya Herkes Destek Vermeli
MÜSİAD Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Cengiz Arslan: Yerli otoya herkes destek vermeli, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Cengiz Arslan, “Memleket meselesi diyebileceğimiz ve treni kaçırdıktan sonra yakalaması çok güç olabilecek yerli oto ve elektrikli oto inovasyonuna tüm kesimlerin eşanlı destek vermesi gerektiğini düşünüyorum” diyor.
VIP ulaşım hizmeti vermek üzere İstanbul’da TRANSFER BEST firmasını kuran Cengiz Arslan, Yeni Asya’nın soruları üzerine “Tüm unsurları ve kesimleriyle yerli otomobile el veren enstrümanları iyi niyetli ve sonuç odaklı buluyorum. Sanırım Türkiye artık yerli otomobil istiyor” dedi.
Alternatif enerji kaynaklarının arandığı dünya pazarında Türkiye’nin payı var mı?
Türkiye her yönüyle çok stratejik bir ülke. Alternatif enerji kaynakları açısından da öyle. Aynı zamanda, alternatif enerji kaynaklarını da hızla devreye sokmak zorunda olan bir ülke. Malumunuz doğalgazın tamamını, petrolün tamamına yakınını ithal eden bir ülkeyiz, bu yüzden de ithalat bağımlısıyız ve cari açık veriyoruz. Enerji yönlü ithalat bağımlılığımızı azaltabilmek adına hızla alternatif enerjilere ve bunları hayata geçirecek projelere ihtiyacımız olduğu aşikâr. Bu paralelde malumunuz HES projeleri yoğun olarak devam ediyoruz. Nükleer enerji fizibiliteleri hakeza. Elektrik ve suyla çalışan motor teknolojileri ile ilgili çalışmalar yoğunlaştı. Rüzgar ve Güneş enerjisi çalışmaları zaten yıllardır devam ediyor.
Elektrikli otomobil üretebilmek ülkemiz için ne ifade eder?
Tabiri caiz ise çok şey ifade eder. Elektrikli otomobil Türkiye için en başta prestij demektir. Akabinde tasarruf, katma değer, az maliyetle çok yol katetmek demektir. Elektrikli otomobil ekolojik verimlilik yani temiz hava demektir. Elektrikli otomobil gelişmişlik demektir.
MÜSİAD’ın yerli otomobil çalışmaları ne aşamada? MÜSİAD başkanı Nail Olpak, 2012 Aralık ayında test sürüşünü gerçekleştiği bir araçtan bahsediyordu aradan geçen sürede hangi aşamalara gelindi?
Günümüzün hatta son 20 yılın en popüler katma değerli tartışmalarından biri olan yerli otomotiv üretimi birçok kronik yaramıza merhem olacak gibi görünmektedir. Bir kere yerli oto üretimi Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı prestijli stratejik ülke portresine bir cila olacaktır. İkincisi, yerli oto ile yurtdışına giden döviz miktarı azalıp cari açık makası önemli ölçüde daralacağı gibi sanayi kesiminde de büyük bir canlanma gözükecektir. Üçüncüsü, yerli otomotiv yerli marka ile bütünleşerek ülkemizin tanıtımına önemli katkı yapacağı gibi yeni istihdam olanakları sağlayacaktır. Dördüncüsü, ekonomimiz içerisinde yerli otomotiv üretiminin meydana getireceği katma değer, yeni tasarımların oluşmasıyla ortaya çıkacak hareketlilik ve çeşitlilikte göze çarpacaktır. Son olarak da ifade edilebilir ki, yerli otomotiv üretiminin bir diğer faydası da tasarım geliştirme ve ar-ge yatırımları ile otomotiv sektöründe pek çok yeniliğe yol açacak olmasıdır. MÜSİAD olarak hem bu tespitleri gündemde tutmak hem de pozitif bir adım atmak adına konunun uzmanlarını üyelerimiz ve otomotiv sektörünün ileri gelenleriyle buluşturacak yakın zamanda bir panel organize ediyoruz. Bu konuda yazılı ve görsel basının desteği de çok önemli olduğundan, siz medya temsilcilerinin desteklerini de bekliyoruz.
MÜSİAD dışında bu alandaki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
MÜSİAD dışındaki çalışmaları derinlemesine değerlendirmek doğru olmayabilir. Fakat şunu net ifade edebilirim ki, tüm unsurları ve kesimleriyle yerli otomobile el veren enstrümanları iyi niyetli ve sonuç odaklı buluyorum. Sanırım Türkiye artık yerlisini istiyor.
Elektrikli otomobilde kendi markamızı oluşturabilir miyiz?
Neden olmasın. Türkiye artık, kendine güven dahil her unsuru bünyesinde en üst düzeyde bulunduran eden bir ülke. Kazakistan “Atilla” ismiyle kendi yerlisinin prototipini yapabiliyorsa, Türkiye de kendi “Babayiğit”ini rahatlıkla yapabilir.
Yeni bir enerji kaynağı ile araçların çalışmasının Türkiye’ye ne gibi katkıları olacaktır?
Az önce de ifade ettiğim üzere, birçok pozitif dışsallık ortaya çıkacaktır. Elbette bu çalışmalarla etkileri görülebilecek bir dönüşüm süreci. Sabırlı olmak gerekir. Sektöre lojistik sağlayanların duruşları da önem arzediyor. Belki mikro bazda kaybedenler de olacaktır, ama Türkiye olarak düşündüğümüzde herkes kazanacaktır. Ekonomideki tasarruf düzeyinden tutun, ithalatın azalması neticesinde ülkeden döviz çıkışında azalma neticesinde cari açık daralmasına; karbonmonoksit salınımındaki azalma nedeniyle çevredeki temizlenmeden, gürültü kirliliğindeki azalmaya kadar ülkeye prestij kazandıracak birçok gelişme yaşanacaktır.
Dünyanın elektrikli otomobilde geldiği seviye ne aşamada?
Sorunuza çok teknik cevaplar vermekten ziyade şu kadarını söyliyebiliriz: Kuzey Avrupa ülkelerinde içten patlamalı yani akaryakıtla çalışan (benzin, mazot vb.) araçlara uygulanan vergilerin %180 artırıldığını, elektrikli otomobillerde vergilerin sıfırlandığını, ilaveten elektrikli otomobil üretenlere otomobil başına 10 bin Euro teşvik verildiğini görüyoruz (Türkiye’de elektrikli otomobil üretimine bu tür bir teşvik bulunmuyor. ÖTV %3 ve üzerine %18 KDV uygulanıyor). Bir zamanlar güneşin batmadığı İngiltere’de hükümetin aldığı kararla 2020 sonrası Londra’ya 50 km’den fazla içten patlamalı motorla çalışan araçların yaklaşamayacak, 2018 sonrası Londra’da ticari taksi faaliyeti ruhsatı alabilmek için otomobilin mutlaka elektrikli olması gerekecek.
Devlet bu konuda üstüne düşen vazifeleri yapabiliyor mu?
Devlet dediğiniz çok üst bir kavram. Yerine göre siz de, ben de devletiz. Sorduğunuz hususlara geniş anlamda devlet tam destek verirken, dar anlamda devlet tanımı içinde yer alan bürokratik yapıda aşılamayan bazı noktalar olduğunu düşünüyorum. Memleket meselesi diyebileceğimiz ve treni kaçırdıktan sonra yakalaması çok güç olabilecek yerli oto ve elektrikli oto inovasyonuna tüm kesimlerin eşanlı destek vermesi gerektiğini düşünüyorum.